Beynimizin, hayal gücümüzün, belki de benliğimizin içinde barındırdığı o çocuk, şeker hamurlarında hayat buluyor. Çocukluğunu yaşayamamışcasına şekil ver, desen yap, oyna o hamurla. Ta ki senin istediğin şekle bürünene, seni tatmin edene kadar. Oyuncakla oynuyormuşcasına seveceksin onu, hiç sıkılmayacak, uğraştıkça uğraşacaksın. En sonunda muhteşem bir şey yaratacaksın herkesin bayıldığı, hayran kaldığı. İşte budur seni hayata bağlayan güç, yapabilme, hem de en güzelini yapabilme yeteneği...
Hakkımda
- Şeker Hamurundan Pastalar
- İşte bu zihniyetle ilerleyen, kendi halinde pasta yapmaya çalışan ve onları insanlara begendirmeyi ilke edinmiş birisidir Ayfer.
16 Eylül 2012 Pazar
Gülbin Hanım'ın Nişan Pastaları
Yapımı dün bitti ve benim için gerçekten en önemli pastalardan biriydi. Nedeni de nişan pastaları olması. İlk resimdeki krem şanti ile süslediğim pasta misafirlere dağıtılacak olan pastaydı, bu nedenle şeker hamuruyla kaplanmadı. Ancak güllerle süslediğim pasta nişan sırasında kesilecek olan pastaydı. Elimden gelenin en güzelini yapmaya çalıştım Gülbin Hanım için. İnşallah beğenmişlerdir :)
Pastanın benim için önemli olmasının bir diğer nedeni de krem şanti kaplamalı olan 50, şeker hamuru kaplamalı olan da 40 kişilik bir pastaydı. Kendi başıma kimseden yardım almadan yaptığım en büyük pastalardı. Neyse ki sağ salim teslim ettim ve üstesinden geldim bu işin de. Bir doğum günü değil ki sorun olursa gidip pastahaneden yenisini alasın değil mi ;) Açıkçası biraz gözüm korktu yaparken ama hayırlısıyla bitirdim.
Yaparken ufak bir aksilik yaşadım, hemen onu da anlatayım. İlk önce şeker hamuruyla kaplanan pastayı hazırladım ve pastanın kaplanmadan önce biraz dolapta durması gerekiyor. Ancak pastayı dolaba sığdıramadım. Sorun pandispanyasının büyüklüğünde değil, altındaki straforun büyüklüğünde :D Büyük derin dondurucuya çok soğuk olduğu için kapağı açık bir şekilde koyayım diye düşündüm son çare olarak, ancak o kocaman dondurucuya bile sığmadı strafor. Ne yapsam ne etsem diye düşünürken evimizin karşısındaki pastahane geldi aklıma. Sürekli görüştüğümüz kişilerdir zaten, sağolsunlar kırmadılar beni, imalathanelerindeki büyük dolaba koyduk pastayı. Sonrasında aynı şekilde krem şantili olan da dolaba koyuldu. Eğer ki dolaba koymasaydım onları ne halde olacaklarını tahmin bile edemiyorum. Şeker hamuruyla kaplanamazdı bile. Aksilik hava da çok sıcaktı :))
Güzel dileklerimi iletmeden geçemeyeceğim. Gülbin ve Kenan çiftinin peşinden mutluluk hiç ayrılmasın. Bir ömür boyu mutlu olsunlar ve her zaman hayatı dolu dolu yaşasınlar. Bu lezzetli pastalarla da ağızları tatlansın ve bir daha hiç bozulmasın :)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder